Feminizm: Batı’dan Ortadoğu’ya Kırılan Bir Ayna

Feminizm, eşitlik mücadelesinin adı mı, yoksa Batı’nın kendi tarihsel deneyimini evrenselleştirme girişimi mi? Bu soruyu sormak, özellikle Ortadoğu bağlamında hem kaçınılmaz hem de rahatsız edici bir hal alıyor. Çünkü feminizm, bu coğrafyaya ulaştığında farklı bir kırılmaya uğruyor; Batı’daki siyasi ideolojiler ekseninde şekillenen hareket, İslam’ın toplumsal ve kültürel ağırlığıyla karşılaştığında kendini yeniden tanımlamak zorunda kalıyor.

Okumaya devam et

Mustafa Kemal’in On Beş Yılı

Tarihin en keskin ironilerinden biri bazen bir toplantı odasında, sessiz sedasız doğar. Bakanlar Kurulu’nda tekkeler ve türbeler tartışılıyor. Hamdullah Suphi Tanrıöver masadakilere pratik bir soru yöneltiyor: Fatih’in, Yavuz’un türbelerini görmek isteyen gençlere, öğrencilere, yabancılara ne diyeceğiz? Bu kapıların neden kapalı olduğunu izah etmek giderek güçleşiyor.

Okumaya devam et