Bir adam düşünün. Yanında ne bankası var ne tapusu. Üzerindeki elbise kaba bir kumaş, eskimiş ama temiz yıllardır aynı. Devlet onu istiyor, makam teklif ediyor, el sıkışmak istiyor. Adam geri çekiliyor. Pek alışılageldik bir kibarlıkla değil; ısrarla, kararlılıkla, neredeyse inatla.
Okumaya devam et “Bediüzzaman Said Nursi: Bir Tavır Beyannamesi”