Bediüzzaman Said Nursi: Bir Tavır Beyannamesi

Bir adam düşünün. Yanında ne bankası var ne tapusu. Üzerindeki elbise kaba bir kumaş, eskimiş ama temiz yıllardır aynı. Devlet onu istiyor, makam teklif ediyor, el sıkışmak istiyor. Adam geri çekiliyor. Pek alışılageldik bir kibarlıkla değil; ısrarla, kararlılıkla, neredeyse inatla.

Okumaya devam et “Bediüzzaman Said Nursi: Bir Tavır Beyannamesi”

Mustafa Kemal’in On Beş Yılı

Tarihin en keskin ironilerinden biri bazen bir toplantı odasında, sessiz sedasız doğar.

Bakanlar Kurulu’nda tekkeler ve türbeler tartışılıyor. Hamdullah Suphi Tanrıöver masadakilere pratik bir soru yöneltiyor: Fatih’in, Yavuz’un türbelerini görmek isteyen gençlere, öğrencilere, yabancılara ne diyeceğiz? Bu kapıların neden kapalı olduğunu izah etmek giderek güçleşiyor.

Okumaya devam et “Mustafa Kemal’in On Beş Yılı”